DİKKAT
EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
1.TANIM
Dikkat
eksikliği hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun
olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe (impulsivite) ve dikkat sorunları ile kendini gösteren bir psikiyatrik
bozukluktur. (APA 1994).
DEHB Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Bölümlerine yapılan başvuruların en sık nedenlerinden biridir.
Okul öncesi çocuklukta başlayıp yetişkin yaşamda da değişik bulgularla seyredebilen
bir bozukluktur. Tedavi edilmediği takdirde, belirtileri çocuğun eğitim ve
yaşantısının hemen her alanını olumsuz etkilemekte, yoğun ruhsal, sosyal ve
okul sorunları ortaya çıkmaktadır.
2.TEMEL
BELİRTİLERİ
Bu
bozukluğun 3 temel belirtisi vardır.
Bir kişide dikkat eksikliği hiperaktivite
bozukluğunun varlığından söz edebilmek için bu belirtilerin:
v 7 yaştan
önce başlamış olmalı
v Kalıcı ve
sürekli olmalı (en az 6 aydır)
v Birden
fazla ortamda görülmeli (hem ev hem okul)
v Kişinin
günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması gerekir
2.1.DİKKAT EKSİKLİĞİ

Dikkat
eksikliği dikkat süresinin ve yoğunluğunun bireyin yaşına göre olması
gerekenden az olmasıdır. Dikkatin
belirli bir noktaya toplanamaması
ve kolayca
dağılması,
dağınıklık, unutkanlık, eşyaları kaybetme gibi belirtilerle kendini
gösterir. Dikkat eksikliğinde sorun
dikkat edememek değil, dikkatin belirli bir noktaya odaklanamamasıdır. Bu
tür bireyler aynı anda tüm uyaranlara birden dikkat ederler bu nedenle belirli
bir işle uğraşırken başka bir uyarıcı kolaylıkla dikkatin dağılmasına neden
olur. O anda uğraştıkları işi bırakıp bir başka işe yönelebilirler.
Söylenenleri duymamış izlenimi verirler. Zihinsel çaba gerektiren işlerden
kaçınırlar.
Uyarana
ve çevreye ait bazı faktörler dikkat süresi ve yoğunluğunu etkiler. Ödev
başında 10 dk’ dan fazla oturamayan bir çocuk bilgisayar başında saatlerce oyun
oynayabilir ya da sevdiği bir TV programını izleyebilir. Dikkat eksikliği olan
bir birey için dikkatin bir noktaya odaklanması ve sürdürülmesi kalabalık,
gürültülü ve uyaranın fazla olduğu ortamlarda daha da zor olur. Bununla
birlikte bire bir ilişkilerde, sakin ortamlarda ve ilgisini çeken bir
konuda daha uzun süre odaklanabilir.
Dikkat süresi ve yoğunluğu her yaşta
farklıdır. 5-6 yaşlarındaki bir çocuk için normal kabul edilebilecek dikkat
süresi 12 yaşındaki bir çocuk için kısadır. Bu nedenle her birey kendi yaş
dilimi içinde değerlendirilmelidir.
Amerikan Psikiyatri Birliği’nce
Tanımlanan Dikkat Eksikliği Ölçütleri
v Çoğu
zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da
diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar,
v Çoğu zaman
üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır,
v Doğrudan
kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür,
v Çoğu
zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş
yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri
anlayamamaya bağlı değildir),
v Çoğu
zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker,
v Çoğu
zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya
da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir,
v Çoğu
zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri
kaybeder (örn. Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da
araç-gereçler),
v Çoğu
zaman dikkati dış uyaranlara kolaylıkla dağılır,
v Günlük
etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.
Bunlardan en az 6’sının, en az 6 aydır,
birden fazla ortamda görülüyor olması durumunda dikkat eksikliği olabileceği
düşünülür.
ANNE BABA VE ÖĞRETMENLERİN DİKKAT
EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLARI TANIMLAMALARI
Anne babalar:
v “Söylediklerim
bir kulağından girip diğerinden çıkıyor ”
v “Sanki
aklı hep başka yerde, çok dalgın”
v “
Bilgisayar başında saatlerce oturabiliyor ama ödev başında en çok 10 dk ”
v “Çok sık
eşya kaybediyor”
Öğretmenler:
v “ Dersi dinleyemiyor,
sürekli etrafı ile ilgili ”
v “
Başladığı işi bitirmiyor ”
v “
Sınavlarda dikkatsizce hatalar yapıyor ”
v “Ödev
başında çok yavaş, 10 dakikalık işi 3-4 saatte bitiremiyor”
v “ Kendisi
sınıfta ama aklı nerede bilmiyorum”
v “ Derste
neredeyse uyuyacakmış gibi oluyor ”
2.2.AŞIRI HAREKETLİLİK

Aşırı hareketlilik
(hiperaktivite) bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde
hareketli olmasıdır. Uzun süre yerinde oturamama, otururken elin ayağın kıpır,
kıpır olması, çoğu zaman hareket halinde olma, çok konuşma gibi belirtilerle
kendini gösterir.
Tanı için tanımlanan 6 temel ölçüt vardır.
Amerikan
Psikiyatri Birliği’nce Tanımlanan Hiperaktivite Ölçütleri
v Çoğu zaman
elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur,
v Çoğu
zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar,
v Çoğu
zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da
erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir),
v Çoğu
zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da
oyun oynama zorluğu vardır,
v Çoğu
zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır,
ANNE BABA
VE ÖĞRETMENLERİN AŞIRI HAREKETLİLİĞİ
OLAN
ÇOCUKLARI TANIMLAMALARI
Anne babalar
v “Daha
karnımdayken bile kıpır kıpıdı “
v “ Eli
dursa ayağı oynar “
v “ Sürekli
hareket halinde , yürümez koşar “
v “ Ya
konuşur ya sesler çıkarır “
v “ TV izlerken bile
hareket eder “
Öğretmenler
v “ Sırada
oturmanın 50 çeşidini gösterebilir ”
v “ Sınıfta
nereye baksam onu görüyorum “
v “ Sırada
otururken bile eli ayağı hareket ediyor”
2.3.
DÜRTÜSELLİK (İMPULSİVİTE)

Dürtüsellik genel olarak bireyin
kendisini kontrol edebilmesinde sorun olmasıdır. Acelecilik, istekleri
erteleyememe, söz kesme, düşündüğünü hemen yapma, aklına geleni geldiği anda
söyleme, sırasını beklemekte güçlük çekme, sorular tamamlamadan cevap
yapıştırma ,başkasının konuşması ya da işi arasına girme gibi belirtilerle
kendini gösterir.
Amerikan
Psikiyatri Birliği’nce Tanımlanan Dürtüsellik Ölçütleri
v Çoğu
zaman sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevabını verir,
v Çoğu
zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır,
v Çoğu
zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.
ANNE BABA
VE ÖĞRETMENLERİN DÜRTÜSELLİĞİ
OLAN
ÇOCUKLARI TANIMLAMALARI
Anne babalar
v “10
yaşına geldi hala söz kesmemeyi öğrenemedi ”
v “
Düşünmeden hareket eder ”
v “
Sabırsızdır, istekleri hemen olsun ister
”
Öğretmenler
v “ Asla
sırasını bekleyemez ”
v “ Daha
soruyu tamamlamadan cevabını vermeye kalkıyor ”
Dikkat eksikliği belirtileri ön plandadır, aşırı hareketlilik
ve dürtüsellik ya yoktur ya da tanı alacak kadar şiddetli değildir.
Aşırı hareketlilik ve
dürtüsellik belirgin olarak vardır, dikkat eksikliği belirtileri vardır ancak
tanı alacak kadar şiddetli değildir.
Hem dikkat eksikliği hem
de aşırı hareketlilik ve dürtüsellik
belirtileri tanı alacak kadar şiddetlidir. En sık olarak görülen tip
birleşik tiptir.
Nedeni kesin olarak bilinmiyor. Sorumlu
olduğu düşünülen bazı etkenler var
Ø Kalıtım,
genetik nedenler
Ø Çevresel
etkenler
Ø Beyindeki
yapısal ve işlevsel farklılıklar
4.1.KALITIM
Ø DEHB olan
çocukların anne babalarında benzer belirtiler olma oranı normal çocuklara
oranla 2-8 kat fazla .
Ø DEHB olan
çocukların kardeşlerinde normal çocuklara oranla 2-3 kat fazla DEHB var.
Ø Tek
yumurta ikizlerinde eş hastalanım oranı
%80-90,
Ø Çift
yumurta ikizlerinde eş hastalanım oranı
%30
4.2.ÇEVRESEL NEDENLER
Çevresel etkenler direk olarak DEHB’a neden
olmaz. Sadece genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde riski arttırır.
Ø Doğum
öncesi (gebelikte hastalanma, alkol, sigara, ilaç kullanımı)
Ø Doğum
sırasında ( erken doğum, doğum komplikasyonları)
Ø Doğum
sonrası ( Bazı hastalıklar, kurşun gibi maddelere maruz kalma vb)
4.3.BEYİNDEKİ
YAPISAL İŞLEVSEL FARKLILIKLAR
Dikkatin
yoğunlaştırılması, sürdürülmesi, davranışların kontrol edilmesi, planlama
yapılmasından sorumlu olan alanlar :
Ø Ön bölge
(prefrontal lob)
Ø Bazal
ganlionlar
Ø Serebellum
Bazı
beyin görüntüleme yöntemleri (BBT, MRI) ile inceleme yapıldığında bu alanlar
DEHB olan bireylerde, normal bireylere göre daha küçük bulunmuştur ya da farklı
bir simetri vardır. Bu bölgelerde oksijen, glikoz kullanımı ve kan akımı
normalden daha azdır. Bulunan bu farklılıkların hastalığın belirtilerine neden
olduğu düşünülmektedir. Ancak bu incelemeler bir tanı aracı olarak
kullanılmamaktadır.
v İlkokul
çağındaki çocukların % 3-5’inde yani her 20-30 çocuktan birisinde görülüyor.
v Her
sınıfta en az 1 çocukta bu sorunun bulunma olasılığı var.
v Erkeklerde
kızlara göre 3-4 kat daha fazla görülüyor.
v Erişkinler
arasında %1-2 sıklıkta görüldüğü bildiriliyor (ABD ve Kanada’da).
6.DEHB’ DE YAŞAM BOYU SÜREÇ
DEHB erken çocukluk döneminde başlayıp yaşam
boyu devam edebilen bir bozukluktur. DEHB tanısı almış olan bireylerin
%80’inde ergenlikte de belirtiler devam
eder, %30-65’i erişkinlikte de bu tanıyı
alırlar. Temel belirtiler aynı olmakla birlikte her yaş döneminde farklı bir
görünüm vardır.
v Özellikle
aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri zaman içinde azalır.
v Dikkat
eksikliği yaşam boyu devam edebilir.
v Yaş
ilerledikçe başka sorunlar eşlik etmeye başlar.
6.1.BEBEKLİK
DÖNEMİNDE GÖRÜLEN BELİRTİLER
DEHB
genetik bir sorun olduğundan bu çocuklar doğdukları andan itibaren bazı
belirtiler göstermeye başlarlar. Ancak bebeklik döneminde bu belirtiler başka sorunlara
bağlı olarak da ortaya çıkabileceğinden bu dönemde tanı konulması zordur.
v Huzursuzluk,
gerginlik
v Kolay
ağlama, zor sakinleştirilme.
v Aşırı
hareketli olma
v Dış
uyaranlara (ses, dokunma gibi ) aşırı tepki verme
v Uyku
sorunları ( az uyuma, sık, sık uyanma gibi)
Bu tanıyı
almış olan bir çocuğun annesi bebeklik dönemini şöyle tanımlar: “Daha
karnımdayken bile çok hareket ederdi, doğduktan sonra da kucağıma aldığımda
devamlı dolaşmamdan hoşlanırdı, asla uzun süre uyumaz, çok kolay uyanırdı “
6.2.OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE GÖRÜLEN
BELİRTİLER
DEHB olan çocuklar
okul öncesi dönemde farklılıklarıyla kendilerini ortaya koyarlar. Ancak bu yaş
döneminde çocuklar normal olarak hareketlidirler ve dikkat süreleri kısadır. Bu
nedenle hareketlilik ve dikkat sorunu ancak yaşıtlarına oranla önemli ölçüde
fazlaysa bu tanı düşünülebilir.
Evde tanımlanan belirtiler:
v Devamlı
hareket etme, atlama, zıplama, bir yerlere tırmanma.
v İstekleri
erteleyememe, tutturmalar.
v Sürekli
ilgi odağı olmak isteme, bunu sağlayacak şeyler yapma.
v Sık, sık
bir oyundan diğerine geçme.
v Belirli
bir şeyle çok kısa süre ilgilenme.
v Çok
konuşma.
v Sürekli
soru sorma ama çoğu kez yanıtı dinlememe.
v Sakarlık,
sık, sık yaralanma.
v Az uyuma
Kreşte
tanımlanan belirtiler:
v Faaliyetleri sürdürememe, yarım bırakma.
v Kurallara
uymama, sırasını bekleyememe.
v Sakince
yerinde oturamama.
v Başka
çocukları itip kakma, vurma, ısırma.
v Bağırıp
çağırma, çok konuşma.
6.3.İLKOKUL DÖNEMİNDE GÖRÜLEN
BELİRTİLER
En sık bu dönemde tanı
konulur.
v Sakin ve sessizce
sırada oturamama.
v Dersi
dikkatle dinleyememe, etrafı ile daha çok ilgilenme.
v Sorulan
sorulara sonunu beklemeden, söz istemeden yanıt verme.
v Verilen
görevleri tam olarak yerine getirmeme, başlayıp yarım bırakma
v Sınıf
içinde dikkati dağıtacak şeyler yapma.